Kadın cinselliğine dair erkeklerin en çok kafasını karıştıran gizemlerden biri G-noktası. Zira G-noktası en soğuk kadını bile seks tutkunu haline getirebilecek bir mucize olarak biliniyor. Ancak bazı doktorlar g noktasının bir efsaneden ibaret olduğunu söylüyor. Peki işin aslı ne?
G-noktası nedir?
G-noktası adını 1944 yılında G-noktasından ilk kez bahseden Alman jinekoloji profesörü Ernst Gragenberg`den alıyor. Ancak g-noktası binlerce yıldan beri tantrik seksin yaygın olduğu Asya ülkelerinde "şehvet noktası" olarak biliniyor. Bu noktanın özelliği saatlerce erotik haz sağlayabilecek, cinsel açıdan bir kadının en hassas olduğu yer olması. G-noktası uyarılan kadınların sekse karşı uzun saatler boyunca bitmek tükenmek bilmeyen bir istek duyacağı söyleniyor.
G-noktası nerededir?
Varlığı seks dünyasında bir bilmece haline gelen G-noktası burun, ağız ya da kulak gibi tam olarak "şurada" denilebilecek bir yerde değil. Zaten yapılan araştırmalar kadınların %49`unda g-noktası olmadığını ya da kadınların henüz g-noktalarını keşfetmediklerini gösteriyor. Geri kalan %51`lik kısım için ise farklılıklar söz konusu. Zira her kadının anotomik yapısı farklı. Ancak genel olarak g-noktasının vajinanın ön duvarına yaklaşık 2.5 santim büyüklüğünde bir yer olduğu biliniyor. Aslında nokta kelimesi, Almanca terimin tam karşılığı. Ancak gerçekte g-noktası bir nokta olmaktan çok bir bölge. Bu noktanın tam yerini belirlemek ise cinsel partnerlere kalıyor.
G-noktası nasıl uyarılır?
G-noktasını en çok uyaran pozisyonlar kadının önde, erkeğin arkada olduğu kaşık gibi pozisyonlar. Ayrıca kadının üstte olduğu pozisyonlarda kadına daha çok kontrol verdiği için g-noktasının uyarılmasını kolaylaştırabilir. Misyoner pozisyonunda g-noktasını bulma şansınızı arttırmak için, partnerinizin bacaklarını omuzlarınıza koymanız gerekiyor.